Steve Jobs Sonrası Apple Nereye Koşuyor

Apple ürünlerine tutkun milyonlarca kişinin gözünde Steve Jobs ismi ve onun oluşturduğu karizma ölümünün üzerinden bir sene geçmesine rağmen hala gücünü koruyor. Öyle ki bir yazımda, Steve’in ölümünden itibaren başlayan süreç onun insanların gözündeki kredisinin eseri olarak Apple’a olan ilginin aynı çizgide devam etmesini sağlıyor.

Ancak bu kredi her geçen gün daha da azalmakta ve Apple’ın gelecekteki konumunu da düşündürmekte. Özellikle yeni ürünlerin lansmanlarında ve ortaya koyulan ürünlerde göze çarpan memnuniyetsizlikler bize başlıktaki soruyu da ister istemez sordurtuyor.

steve jobs

Aslında bu konu ile örtüşen duygu ve düşüncelerimizi Bir Apple Etkinliğinin Ardından Bizde Bıraktıkları konusunda az da olsa dile getirmiştik ancak yine de bu konu hakkında söylenecek çok söz vardı.

Bu düşünceler ile sıklıkla takip ettiğimiz ComputerWorldTurkiye’de söyleyeceklerimize tercüman olan bir yazı yayınlandı. Bu yazı ile sizleri baş başa bırakıyor Steve Jobs Sonrası Apple Nereye Koşuyor siz karar verin

———

Geçtiğimiz ay yapılan iPhone lansmanı, Steve Jobs’ın yokluğunda Apple’ın ne kadar değiştiğini ortaya koyması açısından çok önemliydi. Apple, 12 Eylül günü yaptığı lansmanda iOS 6 ve yeni iPod’lar ile birlikte, büyük beğeni toplayan iPhone serisinin son ürünü iPhone 5’i de tanıttı ancak etkinlik boyunca birisinin eksikliği bariz bir şekilde hissediliyordu: Steve Jobs’ın.

Apple nasıl değişti?

Apple-ve-Steve-JOBS

Geçtiğimiz Ekim ayında kurucu ortağı ve CEO’sunu kaybeden Apple’ın, Jobs’ın yokluğunda büyüsünü kaybedip kaybetmeyeceği konuşulmaya başlandı. Ortak görüş, kaybetmeyeceği yönündeydi. Apple yine Apple olacaktı. Bunun sebebi olarak da, Jobs’ın giderken yönetim için ardında yeni ürün tanıtımlarını yapan Tim Cook ve diğer birçok yönetici gibi harikulade insanlar bırakmış olması gösterildi. Buna ek olarak da, Jobs son yıllarında aktif bir lider olarak görev alsa da, tasarım ve mühendislik konusunda bir katkı sağlamamıştı. Hiçbir zaman ürünleri tasarlayan ve oluşturan ekibin bir parçası olmamıştı. Ancak bu bakış açısı, Jobs’ın ne kadar farklı ve etkili bir insan olduğunu atlıyordu.

Herhangi bir şirkette, liderler genellikle birden fazla yönelim, fikir ve bakış açısı ile uğraşmak durumundadırlar. Bir başkan yardımcısı sağa gitmek isterken, diğeri sola gitmek ister ve şirket bu sayede dengede kalır veya iki yöne de uyum sağlayacak ürünler çıkararak piyasada tutunur. Ancak Apple için bu durum farklıydı.

Apple, Jobs’ın neredeyse her zaman doğru çıkan önsezileriyle geldiği liderlik konumunda herkese hükmeden pozisyonunu iyi kullandı. Onun sezileri doğru çıkmasa bile, otoritesi sayesinde düzeltmeler daha hızlı bir şekilde sağlandı. Bunu bir örnekle açacak olursak; Apple ilk iPhone için yıllardır çalışıyordu. Kullanılacak materyaller konusunda gerçekleştirilen büyük tartışmaların ardından, ekip telefonun ekranında kuvvetlendirilmiş plastik kullanma kararı aldı. Plan buydu ve çalışanlar bir yıldan uzun bir süre bunun için çalıştılar. Ancak ilk iPhone’un raflarda yerini almasından bir ay kadar önce, Jobs ekibini çağırdı ve emri verdi: Ekran cam olacaktı. Plastik olması hoşuna gitmemişti. Ne bir komite kuruldu, ne de bir çalışma yapıldı. Başka bir şirkette aylarca sürecek tartışmalar sonucunda alınacak karar, bir anda alınmıştı. Tüm ekip, ekran üreticisi firma, Çin’deki fabrika, yani herkes Steve Jobs’ın sezgisine güvendi ve telefon tam zamanında cam ekran ile piyasaya çıktı.

Ürünlerin tasarımında, mühendislik işlerinde, pazarlanmasında ve daha birçok alanda görev yapan Apple çalışanları büyük bir takdiri hak etseler de, Steve Jobs bu şirkete eşsiz nüfuzunu kullanarak büyük bir ivme kazandırdı ve şirketin büyük hatalar yapmasını engellemenin yanında, büyük fırsatları kaçırmasını da engelledi.

Steve

Büyük hayal kırıklığı

Steve Jobs olmasa da Apple hâlen çok büyük ve şüphesiz çok başarılı bir şirket. Ama eskisi gibi değil. Yıllar boyunca süren “Farklı Düşünün”den, “Ben bir Mac’im, ben de PC” gibi büyük başarı sağlayan reklam kampanyalarının ardından Apple tüketiciyi iPhone ve iPad’in sevgi dolu ve duygusal reklamlarıyla kazandı. Ancak geçtiğimiz bir yıllık süreçte şirketin vermek istediği mesajı aktarmakta çektiği zorluk bariz bir şekilde görülüyor.

Apple Store’da çalışan “dâhilerin” oynadığı reklam serisinin başarısız olmasının ardından, reklam doğrudan kaldırıldı. Eleştirilerde, Apple’ın bu reklamla müşterilerinin aptal, çalışanlarının ise çok zeki olduğunu vurguladığı söylendi. Ondan önce de John Makovich, Samuel L. Jackson ve Zooey Deschanel gibi ünlülerin oynadığı, Apple’ın iPhone 4S ile tanıttığı Siri için ilginç denilebilecek reklamlar yayınlanmıştı. Bu reklamlar da Apple’ın her zamanki aşırı gösterişli normal reklamları gibiydi ancak ünlülerin varlığı durumu biraz garipleştirmişti. Sonuç olarak bakıldığı zaman reklamlar güzel olsa da, doğru olmayan bir şeyler vardı ve ciddi eleştiriler alınıyordu.

Apple, Siri’yi bir türlü düzeltemedi. Apple, Çin’de büyük geliştirmeler yapacağına ve restoranlara rezervasyon imkanı gibi yeni özellikler getireceğine söz verse dâhi, sorunlar bir türlü düzelmedi. Örneğin; Apple satın almadan önce Siri rezervasyon yapabiliyordu. Siri’nin kurucusu Adam Cheyer, haziran ayında Apple’dan ayrıldı. Apple’ın bir yıl boyunca yaptığı bunca hatayı, Steve Jobs olsaydı yapar mıydı diye düşünmeden edemiyoruz. En azından kötü reklamlar olmazdı, Siri tam fonksiyonlarıyla çalışırdı ve Cheyer kalmaya ikna edilirdi. Bunun dışında, Steve Jobs, Apple’ın liderliğini sürdürseydi, yakacağı küçük ateşler, ilerleyen zamanlarda büyük ürün fikirlerine dönüşebilirdi. Jobs’un yokluğunda Apple’da bunun eksikliği artık iyiden iyiye hissedilmeye başlandı.

Apple’ın iPhone 5 tanıtımı her yönüyle Steve Jobs’ın yaptığı tanıtımları anımsatıyordu. Sunumlardaki görüntüden sahne tasarımına ve verilmek istenen hisse kadar her yerde Steve Jobs vardı. Başarıyı gösteren istatistiklerle yapılan açılışın ardından ürünlere geçilmesi, eşsiz Apple yöntemi olarak kendini gösteriyordu. Apple yöneticilerinin beyaz bir odada tüm detayları anlatan görüntülerinden oluşan bir video gösteriminin ardından Apple Store tanıtımı yapıldı. Her bir detay, ipucu dolu davetten şifreli pankartlara, gazeteci kara listesine ve kaliteli bir grubun müzik gösterisine kadar her şey, Steve Jobs’ın ürün tanıtımlarında sergilediği kendine özgü tarzını yansıtıyordu.

Ancak eski Apple tanıtımlarında, Steve Jobs seyircilere sanki bir yıl boyunca çok gizli bir şeyler saklamış izlenimi verirdi ve ürün tanıtımında söylediği 3-4 yenilik bütün salonun nefesinin kesilmesine sebep olurdu; oysa iPhone 5 tanıtımında büyük sürprizler yoktu. Birçok yeni ürün tanıtıldı, yeni haberler verildi; ancak bunların hemen hemen hepsi öncesinde internete sızmıştı. İlk defa öğrenilen şeyler ise salonda alışık olduğumuz etkiyi yaratamadı. Steve Jobs sahnedeyken, onu seyreden ve dinleyen herkesin tüyleri diken diken olurdu. Geçen ay ise katılımcılar büyük bir hayal kırıklığıyla salonu terk ettiler.

Apple hâlâ Steve Jobs’un her bir detayını düşündüğü ‘gerçekliğin çarpıtıldığı salon’u kullanıyor, ancak orada gerçekliği çarpıtabilen büyücüsünden yoksun durumda. iPhone 5 tanıtımı, içi boş bir kabuktan ibaretti; daha önce yapılan bir iPhone tanıtımının kopyası gibiydi. Hepsinden öte, gizemli bir hava yakalayan bilindik Apple ürün tanıtım formülü bile, bu sefer eskimiş göründü.

Apple bugün hala çok başarılı bir şirket ve çok kaliteli ürünler yapıyor. Çalışanlar yapılabilecek en iyi ürünleri geliştirmek için var güçleriyle çalışıyorlar. Ancak, ileri görüşlü diktatör lider eksikliği, Apple’ı gittikçe sıradan bir şirket hâline getiriyor. 5 Ekim’de, Steve Jobs’ın ölümünün üzerinden tam bir yıl geçti. Apple’ın kurucusu ve CEO’su ile ilgili birçok yazı okuduk. Birçoğu Jobs’ın Apple için her şey olduğundan bahsediyordu ancak Jobs’ın şirkete olan gerçek etkisini ve değerini, Apple’ın onun ardından geldiği noktayı anladığımız zaman daha net göreceğiz.

Kaynak: ComputerWorldTurkiye

Mehmet Yazıcı

Joomla içerik yönetim sistemi uzmanı, bugünlerin Wordpress'çisi ve Apple cihazlarına yakın ilgili bir kişilik Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir